NEOPRISM-CRC: Kolorektal Kanserde Kısa Süreli İmmünoterapi Başarısı
NEOPRISM-CRC Faz 2 çalışmasında, dMMR/MSI-H kolorektal kanser hastalarında 9 haftalık pembrolizumab tedavisi yüzde 59 pCR oranı sağladı.
Tıbbi uyarıPaylaşmadan önce okuyun
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; kişisel tıbbi tavsiye, tanı veya tedavi yerine geçmez. Tedavi kararları daima sizi tanıyan onkoloji ekibiyle birlikte alınmalıdır.
Editoryal politikamızı okuyun →Yeni nesil klinik veriler, lokal olarak ilerlemiş kolorektal kanser tedavisinde geleneksel kemoterapi protokollerini sarsabilecek çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Nisan 2026'da açıklanan NEOPRISM-CRC (NCT05197322) Faz 2 çalışmasının güncellenmiş bulguları, ameliyat öncesi uygulanan kısa süreli immünoterapinin yüksek riskli hastalarda cerrahi öncesi tümörleri tamamen yok edebildiğini gösterdi. Üniversite Koleji Londra (UCL) sponsorluğunda yürütülen bu çığır açıcı çalışma, immünoterapinin belirli genetik alt gruplarda kemoterapinin yerini tamamen alabileceğine işaret ediyor.
Araştırma, mismatch repair eksikliği (dMMR) veya yüksek mikrosatellit instabilitesi (MSI-H) gösteren operabl evre II ve III kolorektal kanser hastalarına odaklandı. Katılımcılar, ilk doz pembrolizumab (Keytruda) priming döngüsünün ardından tümör mutasyon yüküne göre değerlendirildi ve toplam 9 haftalık neoadjuvan tedavi sürecinden geçti. Geleneksel olarak hastaların aylarca alması gereken nörotoksik kemoterapi rejimlerinin yerini alan bu yaklaşım, hem cerrahi başarıyı artırdı hem de hastaların yaşam kalitesini korudu. Uzmanlar, AACR 2026 Konferansı bulgularının klinik pratikleri hızla değiştireceğini öngörüyor.
**

**
Elde edilen sayısal veriler klinik onkoloji topluluğunda büyük bir heyecan yarattı. Değerlendirilen 32 hastanın tamamı cerrahi rezeksyona yönlendirilirken, patolojik tam yanıt (pCR) oranı yüzde 59 olarak gerçekleşti. Daha da dikkat çekici olan, ortalama 32.9 aylık takip süresi boyunca nüks veya hastalık tekrarının görülmemesi oldu. Likit biyopsi verileri, tedavi sonrasındaki dolaşan tümör DNA (ctDNA) temizliğinin nüks riskine karşı yüzde 100 negatif öngörü değerine sahip olduğunu kanıtladı.
Bu stratejinin en büyük avantajı, hastaları uzun süreli kemoterapinin yarattığı periferik nöropati gibi kronik toksisitelerden korumasıdır. Sadece 2 hastada (%6.2) derece 3-4 immün ilişkili yan etki görülmesi, kısa süreli pembrolizumab protokolünün güvenilirlik profilini doğruladı. UCL Basın Açıklaması detaylarına göre, organ koruyucu yaklaşımlar ve 'izle-bekle' stratejileri önümüzdeki dönemde dMMR kolorektal kanser hastaları için yeni bir standart haline gelebilir.
Kaynak: NCT05197322


